Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Otizmli Çocukta Konuşma Gelişir mi ve Kriz Davranışlarıyla Nasıl Baş Edilmeli?

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Otizmli Çocukta Konuşma Gelişir mi ve Kriz Davranışlarıyla Nasıl Baş Edilmeli?
Otizmli Çocukta Konuşma Gelişir mi ve Kriz Davranışlarıyla Nasıl Baş Edilmeli?

Otizmli Çocukta Konuşma Gelişir mi ve Kriz Davranışlarıyla Nasıl Baş Edilmeli?

Soru

Otizm tanısı olan bir öğrencim var. Konuşması henüz gelişmedi ya da çok sınırlı düzeyde. Ailesi de sürekli “Artık konuşur mu?”, “5 yaşından sonra konuşma gelişir mi?” diye soruyor. Açıkçası ben de bu konuda onları nasıl doğru yönlendireceğimi merak ediyorum. Ayrıca öğrencim zaman zaman kriz geçiriyor, kendini yere atıyor ve etkinliklere katılmakta zorlanıyor. Bu süreçte nasıl ilerlemem gerekir? Hem iletişim becerileri hem de kriz davranışları açısından nasıl bir yol haritası izlenebilir?

Uzman Görüşü

Öncelikle şunu bilmek gerekir: Otizmli çocuklarda konuşma becerileri için kesin bir yaş sınırı yoktur. Beş yaşından sonra da sözel iletişim gelişebilir. Elbette her çocuğun gelişim hızı ve potansiyeli farklıdır; bu nedenle "Kesin konuşur" ya da "Artık konuşamaz" şeklinde bir ifade bilimsel olarak doğru değildir.

Araştırmalar, özellikle erken ve yoğun eğitim alan bazı otizmli çocukların okul öncesi dönemde, bazılarının ise daha ileri yaşlarda sözel iletişim becerileri geliştirebildiğini göstermektedir. Bu nedenle ailelere umut verirken gerçekçi olmak önemlidir: Amaç yalnızca konuşmayı beklemek değil, çocuğun etkili iletişim kurmasını sağlamaktır.

Öncelikle iletişim düzeyini değerlendirin.

Şu soruların yanıtları yol gösterici olacaktır:

  • İsmine tepki veriyor mu?
  • İsteklerini nasıl ifade ediyor?
  • Göz teması kuruyor mu?
  • Taklit becerileri nasıl?
  • Ortak dikkat kurabiliyor mu?
  • Tek basamaklı yönergeleri anlayabiliyor mu?
  • Ses çıkarma, heceleme veya kelime denemeleri var mı?

Bu değerlendirme sonucunda hedefler belirlenmelidir.

Konuşma gelişimi için neler yapılabilir?

  • Çocuğun ilgisini takip ederek öğretim yapın.
  • İstek oluşturacak doğal fırsatlar yaratın.
  • Basit ve kısa dil kullanın.
  • Taklit becerilerini destekleyin.
  • Ortak dikkat çalışmalarına yer verin.
  • İletişim girişimlerini mutlaka pekiştirin.
  • Gerekirse alternatif ve destekleyici iletişim yöntemlerinden yararlanın.

Konuşma henüz gelişmemiş olsa bile;

  • resimli iletişim sistemleri,
  • nesne semboller,
  • jestler,
  • görsel destekler

çocuğun kendini ifade etmesini sağlayabilir ve çoğu zaman sözel iletişimi de destekleyebilir.

Kriz davranışlarında ne yapılmalı?

Yere yatma, ağlama, bağırma veya öfke nöbetleri genellikle bir "iletişim biçimi" olabilir. Çocuk;

  • bir şey istemek,
  • etkinlikten kaçmak,
  • dikkat çekmek,
  • beklemekte zorlanmak,
  • duyusal olarak zorlanmak,
  • anlaşılmadığını hissetmek

nedeniyle bu davranışları gösterebilir.

Bu nedenle kriz anından çok, kriz öncesini değerlendirmek gerekir.

Kendinize şu soruları sorun:

  • Krizden hemen önce ne oldu?
  • Hangi etkinlikte ortaya çıkıyor?
  • Kimlerle daha sık görülüyor?
  • Çocuk krizle ne elde ediyor veya neden kaçıyor?

Kriz anında dikkat edilmesi gerekenler

  • Sakin ve kısa yönergeler verin.
  • Uzun açıklamalardan kaçının.
  • Güvenliği sağlayın.
  • Gereksiz tartışmaya girmeyin.
  • Kriz sırasında yeni beceri öğretmeye çalışmayın.
  • Sakinleştiğinde uygun davranışı yeniden öğretin.
  • Bekleme süresini küçük adımlarla artırın.
  • Görsel rutinlerden yararlanın.

Aileye nasıl yaklaşılmalı?

Ailelere "yaşını geçti, artık konuşmaz" demek de, "kesin konuşacak" demek de doğru değildir.

Daha uygun ifade şu olabilir:

"Konuşma gelişimi hâlâ mümkündür. Ancak öncelikli hedefimiz çocuğun etkili iletişim kurabilmesini sağlamak. Sözel dil gelişirse bunu destekleriz; gelişmesi zaman alırsa alternatif iletişim yollarını kullanarak ihtiyaçlarını ifade etmesini öğretiriz."

Bolluca ailesi olarak diyoruz ki, otizmli bir çocukta konuşma gelişimi hâlâ mümkündür. Ancak eğitim sürecinin başarısı, yalnızca kelime sayısıyla değil; çocuğun ihtiyaçlarını ifade edebilmesi, çevresini anlayabilmesi ve günlük yaşama katılımının artmasıyla değerlendirilmelidir. Kriz davranışlarını ise "inat" olarak değil, altında yatan işlevi anlaşılması gereken bir iletişim mesajı olarak ele almak en etkili yaklaşım olacaktır. Kurumlarımızdan destek alabilirsiniz.