Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Takıntılarla Nasıl Baş Edebiliriz? Atipik Otizmde Esneklik, Duyu Bütünleme ve Okul Süreci

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Takıntılarla Nasıl Baş Edebiliriz? Atipik Otizmde Esneklik, Duyu Bütünleme ve Okul Süreci
Takıntılarla Nasıl Baş Edebiliriz? Atipik Otizmde Esneklik, Duyu Bütünleme ve Okul Süreci

Takıntılarla Nasıl Baş Edebiliriz? Atipik Otizmde Esneklik, Duyu Bütünleme ve Okul Süreci

Soru

Atipik otizm tanılı, çocuğum var. Yaklaşık 3 yıldır rehabilitasyon desteği alıyor. Şu anda özel eğitim ana sınıfında tekrar öğrencisi olarak eğitimine devam ediyor. Evdeki imkânlarımla da birçok beceriyi öğretmeyi başardım. Zihinsel anlamda belirgin bir problemimiz olmadığını düşünüyorum; birçok şeyi biliyor ve öğrenebiliyor. Ancak davranışsal konularda ciddi güçlükler yaşıyoruz.

Özellikle takıntılarla baş etmekte zorlanıyoruz. Sürekli aynı yoldan gitmek, aynı markete uğramak, aynı kıyafetleri giymek istiyor ve en küçük değişikliklere dahi yoğun tepki gösterebiliyor. Bu katı rutinleri nasıl esnetebiliriz?

Ayrıca duyu bütünleme konusunda da yeterli bilgiye ulaşamıyorum. Bu uygulamalar ücretli midir, devlet desteği kapsamında karşılanır mı? Duyu bütünlemenin gerçekten ne kadar faydası olur?

Bir diğer merak ettiğim konu ise çocuğumun bilişsel olarak akranlarının gerisinde olmadığını düşünmem. Ancak devlet okulundaki sınıf arkadaşlarının bazı alanlarda ondan daha geride olduğunu gözlemliyorum. Bu durum onun gelişimini olumsuz etkiler mi? Yanlış bir eğitim ortamında bulunması mevcut becerilerini geriletir mi?

Uzman Görüşü

Atipik otizmde sık karşılaşılan durumlardan biri, değişime karşı direnç ve rutinlere aşırı bağlılıktır. Çocuk için öngörülebilirlik; kaygıyı azaltan ve kendini güvende hissetmesini sağlayan bir araç hâline gelebilir. Bu nedenle aynı yol, aynı market veya aynı kıyafet tercihi çoğu zaman "inat" değil, belirsizlikle baş etme biçimidir.

Bu noktada amaç, çocuğun rutinlerini tamamen ortadan kaldırmak değil; esneklik becerisini kademeli olarak geliştirmektir.

Öneriler:

  • Değişiklikleri aniden yapmak yerine küçük adımlarla ilerleyin. Örneğin her zaman gidilen marketten önce birkaç dakika farklı bir markete uğrayıp ardından alışık olduğu yere geçebilirsiniz.
  • Görsel planlar ve takvimler kullanarak o gün yapılacak değişiklikleri önceden haber verin.
  • İki kabul edilebilir seçenek sunarak kontrollü seçim hakkı tanıyın. "Mavi tişört mü, pembe tişört mü?" gibi.
  • Başarabildiği her küçük esneklik denemesini sözel övgü veya sevdiği bir etkinlikle pekiştirin.
  • Yoğun kaygı yaratan değişikliklerde geri adım atmaktan çekinmeyin; amaç mücadele değil, tolerans süresini artırmaktır.

Duyu bütünleme konusunda ise şunu bilmek önemlidir: Duyu bütünleme, her otizmli çocuk için gerekli veya aynı düzeyde etkili bir uygulama değildir. Eğer çocuğunuzda ses, dokunma, hareket, koku, yiyecek seçiciliği, denge veya bedensel farkındalık gibi alanlarda belirgin duyusal hassasiyetler varsa fayda sağlayabilir. Ancak yalnızca rutinlere bağlılık veya davranış problemleri varsa, tek başına duyu bütünleme tüm sorunları çözmeyebilir.

Duyu bütünleme uygulamaları genellikle bu alanda eğitim almış terapistler tarafından yürütülmektedir ve çoğunlukla özel merkezlerde ücretli olarak sunulmaktadır. Bazı durumlarda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destekleyici uygulamalar yapılabilse de kapsam ve içerik kurumlara göre değişebilmektedir. Bu nedenle öncelikle bir değerlendirme yapılarak gerçekten ihtiyaç olup olmadığının belirlenmesi önemlidir.

Okul ortamına ilişkin sorunuza gelince; çocuğunuzun akranlarından etkilenip etkilenmeyeceği, büyük ölçüde eğitim ortamının niteliğine bağlıdır. Akademik olarak daha ileri düzeyde olması tek başına olumsuz etki yaratmaz.

Önemli olan;

  • Uygun davranış modelleri görmesi,
  • İletişim fırsatlarının desteklenmesi,
  • Bireysel hedeflerinin belirlenmesi,
  • Güçlü yönlerine uygun akademik uyarlamaların yapılmasıdır.

Bununla birlikte, çocuğun uzun süre yalnızca gelişimsel olarak daha düşük performans gösteren akranlarla aynı ortamda bulunması ve yeterince uyarılmaması; motivasyonunu, öğrenme hızını ve sosyal model alma süreçlerini etkileyebilir. Bu nedenle belli aralıklarla eğitim yerleştirmesinin yeniden değerlendirilmesi, kaynaştırma uygulamaları ve bireyselleştirilmiş eğitim hedeflerinin gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.

Davranışsal güçlüklerin olması, çocuğun potansiyelinin düşük olduğu anlamına gelmez. Özellikle bilişsel becerileri iyi olan çocuklarda esneklik, duygu düzenleme ve problem çözme becerileri sistematik çalışmalarla önemli ölçüde gelişebilmektedir. Kurumlarımızdan destek alabilirsiniz.