Çoklu Yetersizliği Olan Öğrencilerle Çalışırken Nereden Başlamalıyım?
Soru
Özel Eğitim Öğretmenliği mezunuyum ve meslekte ilk yılımı geçiriyorum. Çalıştığım kurumda çoklu ve ağır yetersizliği olan öğrenciler bulunuyor. Özellikle serebral palsi tanılı, görme engeli olan ve işitme kaybı olduğu düşünülen bir öğrencim var. Bu öğrenci için Türk İşaret Dilini dokunsal olarak uyarlayarak en azından kendini ifade edebilmesini ve çevresini anlayabilmesini sağlamayı düşünüyorum. Ancak bunun işe yarayıp yaramayacağı konusunda tereddütlerim var.
Bunun yanında OSB ve az görme, zihinsel yetersizlik ve görme yetersizliği gibi birden fazla yetersizliğin bir arada görüldüğü öğrencilerle de çalışıyorum. Bazı becerileri öğretirken uyarlamalar yapabiliyorum; ancak görme yetersizliği eşlik ettiğinde öğretim sürecini nasıl planlamam, hangi yöntemleri kullanmam ve nelere dikkat etmem gerektiği konusunda kendimi yetersiz hissediyorum.
Bu alanda kendimi geliştirebilmek için yararlanabileceğim Türkçe veya yabancı kaynaklar, eğitim programları, kitaplar ya da uzman kuruluşlar var mıdır? Özellikle çoklu yetersizliği olan ve görme yetersizliği bulunan öğrencilerle çalışan öğretmenlere yönelik önerilerinizi paylaşabilir misiniz?
Uzman Görüşü
Öncelikle yaşadığınız bu sorgulama, yetersizlikten çok mesleki farkındalığın göstergesidir. Özellikle mesleğinin ilk yıllarında çoklu yetersizliği olan öğrencilerle çalışan pek çok öğretmen benzer duygular yaşamaktadır. Çünkü üniversite eğitimlerinde bu öğrenci grubuna ilişkin uygulamalı içeriklerin sınırlı kalması oldukça yaygın bir durumdur.
Serebral palsiye ağır görme kaybı ve işitme yetersizliğinin eşlik ettiği öğrencilerde ilk adım, öğrencinin işlevsel değerlendirmesini yapmaktır. Öğrencinin gerçekten hangi duyusal kanalları ne düzeyde kullandığı, iletişim kurma biçimleri, tercihleri, isteme-reddetme davranışları ve çevresel ipuçlarına verdiği tepkiler ayrıntılı olarak gözlenmelidir. Mümkünse odyoloji, göz hastalıkları, fizyoterapi ve dil-konuşma alanlarından uzmanlarla iş birliği kurulmalıdır.
Dokunsal olarak uyarlanmış Türk İşaret Dili kullanma düşünceniz oldukça değerlidir. Ancak burada önemli olan nokta, doğrudan bir işaret dili öğretiminden önce öğrencinin dokunsal farkındalık, ortak dikkat, sıra alma, bekleme, nesneyle ilişki kurma ve neden-sonuç becerilerini değerlendirmektir. Eğer öğrenci dokunsal girdiyi anlamlı şekilde kullanabiliyorsa, dokunsal işaretler, nesne semboller ve bireyselleştirilmiş alternatif destekleyici iletişim sistemleri işlevsel olabilir. Bu nedenle yaklaşımın "işe yarar mı?" sorusundan çok, "öğrencinin mevcut iletişim düzeyine göre nasıl uyarlanabilir?" sorusu üzerinden planlanması daha uygun olacaktır.
Çoklu yetersizliği olan öğrencilerde öğretimin temel ilkeleri şunlardır:
- İşlevsel ve günlük yaşamda kullanılabilir becerilere öncelik vermek,
- Çok küçük öğretim basamakları oluşturmak,
- Tutarlı rutinler geliştirmek,
- Dokunsal ve somut materyalleri yoğun biçimde kullanmak,
- Bekleme süresini artırmak ve öğrencinin tepki vermesi için zaman tanımak,
- Aileyi öğretim sürecinin aktif paydaşı hâline getirmek,
- Öğrencinin güçlü yönlerini öğretimin başlangıç noktası olarak kabul etmek.
Kendinizi geliştirmek için aşağıdaki kaynaklardan yararlanabilirsiniz:
- Görme yetersizliği ve çoklu yetersizlik alanında çalışan üniversitelerin özel eğitim bölümlerinin yayınları,
- Millî Eğitim Bakanlığının görme yetersizliği ve çoklu yetersizlik alanına yönelik öğretmen eğitim içerikleri,
- Perkins School for the Blind'in çoklu yetersizlik ve deafblindness alanındaki ücretsiz çevrim içi materyalleri,
- Texas School for the Blind and Visually Impaired (TSBVI) tarafından yayımlanan uygulama rehberleri,
- Çoklu yetersizlik ve iletişim alanında Jan van Dijk yaklaşımına ilişkin kaynaklar,
- Dokunsal iletişim, nesne semboller ve alternatif destekleyici iletişim sistemleri üzerine hazırlanmış uluslararası rehberler,
- Alan uzmanlarının düzenlediği hizmet içi eğitimler ve vaka tartışma grupları.
Unutulmamalıdır ki çoklu yetersizliği olan öğrencilerle çalışırken "herkese uyan tek bir yöntem" yoktur. Öğrencinin duyusal profiline, motor becerilerine, bilişsel özelliklerine ve iletişim girişimlerine göre bireyselleştirilmiş çözümler geliştirmek gerekir. Siz zaten uyarlama yapma ihtiyacını fark etmiş, soru sormuş ve kaynak arayışına girmişsiniz. Bu yaklaşım, bu alanda yetkinleşmenin en önemli adımıdır. Süreç içinde küçük ilerlemelerin dahi büyük kazanımlar olabileceğini akılda tutarak disiplinler arası iş birliği ve sürekli mesleki öğrenme ile çok önemli farklar yaratabilirsiniz.